1991 yılında İstanbul Kartal’da doğdum. Ailemin ikinci kızıyım; benden dokuz yaş büyük ablam avukat, ben ise zamanla ailenin “psikolog kızı” oldum. Çocukluğumdan beri insanın iç dünyasını anlamaya, duyguların nereden doğduğunu ve insanın hayatı nasıl taşıdığını kavramaya dair güçlü bir merakım vardı. Bu merak bazen sessizce, bazen güçlü bir çağrı gibi içimde büyüdü.
İlkokulu Örnekal’da, liseyi Maltepe Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra Kocaeli Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği okudum. Ancak üniversite yıllarım, benim için yalnızca bir bölüm deneyimi değil; aynı zamanda kendime yaklaşmayı öğrendiğim, iç dünyamla daha yakından temas ettiğim bir dönem oldu. Kendi terapi sürecime başladığımda fark ettim ki, beni gerçekten canlı tutan şey kimyasal formüllerden çok, insanın duygusal derinliği ve varoluşsal yolculuğuydu. Bir noktadan sonra “asıl yatkınlığım nerede?” sorusu, hayatımdaki en belirleyici sorulardan birine dönüştü.
Bu farkındalıkla yeniden sınavlara girdim ve %100 burslu olarak İstanbul Demiroğlu Bilim Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü kazandım. Psikoloji eğitimi sürecimde Timur Harzad’ın Bütüncül Psikoterapi çalışmalarına katıldım; yas süreçleri ve duygular üzerine yapılan çalışmalar, yaklaşımımın temel taşlarından biri hâline geldi. Bu eğitimler, insanı yalnızca zihinsel bir varlık olarak değil; duygularıyla, bedeniyle, ilişkileriyle ve yaşam hikâyesiyle birlikte anlamama çok büyük katkı sağladı.
2019 yılında İstanbul’dan Fethiye’ye taşındım. Bugün Fethiye’de yüz yüze; İstanbul, İzmir ve yurtdışında yaşayan danışanlarımla online olarak bireysel danışmanlıklar yürütüyor, aynı zamanda grup atölyeleri ve eğitimler düzenliyorum. Farklı şehirlerde çalışmak, insanın ortak duygularının ne kadar benzer olduğunu; ama her kişinin hikâyesinin ne kadar biricik olduğunu bana her gün yeniden hatırlatıyor.
Çalışma biçimimin merkezinde duygularla temas, sistemik bakış ve içsel dönüşüm yer alır. Çünkü çoğu zaman yaşadığımız sıkışmalar, yalnızca “bugünün” meselesi değildir; ilişkiler içinde öğrendiğimiz kalıplar, çocukluktan gelen korunma biçimleri, yıllar içinde biriken duygular ve bedenin taşıdığı yük, bugünümüzü şekillendirir. Terapi sürecinde birlikte yaptığımız şey; bu döngüleri suçluluk ya da yargı üzerinden değil, anlayış ve farkındalık üzerinden görünür kılmaktır. Kişinin kendi iç sesini yeniden duyması, ihtiyacını tanıması ve içsel güvenini güçlendirmesi benim için sürecin en kıymetli parçasıdır.
Bu nedenle seanslarda sadece “sorunu çözmeye” değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürmeye odaklanırım. Bazen kaygı çok yüksek olabilir; bazen takıntılı düşünceler zihni yorabilir; bazen yas, insanın içine çöken ağır bir dalga gibi gelebilir. Bazen de ilişki döngüleri, sınır problemleri ya da ebeveynlikle ilgili zorlanmalar gündeme gelebilir. Ben bu süreçlerde; kişinin duygusal kökenlerini anlamasına, bedeninin tepkilerini fark etmesine ve hayatla daha sağlam bir bağ kurmasına eşlik etmeyi hedeflerim.
Aynı zamanda annelik atölyeleri, aile dizimi ve yas süreçleri ile ilgili grup çalışmalarını da yürütüyorum. Grup çalışmaları, kişinin yalnız olmadığını hissetmesi ve yaşadığı duyguların insan olmanın ortak bir dili olduğunu görmesi açısından çok destekleyici bir alan açabiliyor.
Benim için psikoloji yalnızca zihinsel bir süreç değil; kalple, bedenle ve ruhla birlikte yürüyen bir farkındalık alanı. Bu alanın içinde her gün biraz daha derinleşerek, hem kendime hem de danışanlarıma ışık tutmaya devam ediyorum.
Eğer siz de şu an hayatınızda bir eşikteyseniz; bir döngüyü anlamak, duygularınıza yaklaşmak ya da daha dengeli bir iç zemin kurmak istiyorsanız, birlikte çalışabiliriz.
Fethiye’de yüz yüze ve online danışmanlık seçenekleriyle süreç planlayabiliriz.
Gizlilik ve etik ilkeler temelinde çalışılır. Bu site bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.